Günışığı Gazetesi

Anasayfa Yenile

SAVAŞ BALTALARINI SAKLAMA ZAMANIDIR

12 Ocak 2018 15:25 - Resul Şahin

SAVAŞ BALTALARINI SAKLAMA ZAMANIDIR

 SAVAŞ BALTALARINI SAKLAMA ZAMANIDIR

Ülkenin geleceği, devletin bekası, milletin istikbali söz konusu olduğunda, aramızdaki tartışmayı, husumeti bir kenara itip, birlik ve beraberlik içinde, karşı karşıya olduğumuz tehlikeyi bertaraf etmeliyiz. Vatanını, milletini, devletini seven her kes, böylesi bir durumda, çıkarlarını düşünmez ve düşünemez.

Günümüzde birçok Müslüman ülkede bu durumu açıkça görüyoruz. Zalim rejim veya işgalciler, iyi-kötü demeden, bebe, çocuk, kadın, yaşlı demeden hepsini katlediyor, evlerini başlarına yıkıyorlar.

Ülkemiz bir ateş çemberi içinde. Ekonomik olarak da bir sarmala alınmak isteniyor. Başta Amerika olmak üzere şer ittifakı oluşturan emperyalistler, terör örgütlerine eskiden gizli yaptıkları yardımı, şimdi alenen yapıyorlar. Bahane hazır, silahları DAEŞ'a karşı kullanılıyor diyorlar.

Bu yalanlarına kim inanır? Herkes de çok iyi biliyor ki, Irak ve özellikle de Suriye'de oluşturmak istedikleri terör koridoru, ne Suriye rejimine karşı ve ne de Irak Devleti'ne. Bunun tek hedefi Türkiye'dir.

İşte tam da bu nedenden dolayı diyorum ki, birbirimize karşı kullandığımız savaş baltalarını toprağa gömelim. Gün birlik ve kardeşlik günüdür. Emperyalistler, ülkemizin geleceğini karartmak, insanımızı modern köle yapmak istiyorlar. Bu saldırıyı, AK Parti ve Sayın Erdoğan'ın şahsına karşıymış gibi gösteriyorlar ama gerçekte saldırı tüm ülkeyedir.

Ülkesinin çıkarını düşünen hangi parti ve hangi lider olursa olsun, onlar bu saldırıyı yapacaklardı. Sultan Abdülhamit'e, Merhum Menderes'e, Merhum Erbakan'a, Merhum Özal'a saldırmadılar mı? Maalesef içimizde bunu idrak edemeyen Erdoğan muhaliflerinin sayısı hiç de az değil. Onlar muhalifliği, kin, nefret ve düşmanlığa çevirmiş, Sayın Erdoğan gitsin de, ondan sonra ne olursa olsun diyecek kadar akıl tutulması yaşıyorlar.

Amerika, Rıza Sarraf davası açtı, işi Halk Bank'a getirdi. Konu neydi? İran'a olan ambargoyu delmiş. Bu ambargo BM'nin kararı mı? Hayır. Kimin? Amerika'nın. Bu karar Türkiye'yi bağlar mı? Asla... Kaldı ki,  Batı ülkeleri, özellikle de İsrail bu ambargoyu kalbura çevirmiş. Onlara bir şey var mı? Yok.

Hukukun "he"si bulunmayan bu davaya, FETÖ'cü polis ve savcıların uydurduğu belgeleri taşıyan CHP eski milletvekili ve uydurma davaya destek veren CHP yöneticilerine en anlamlı cevap, CHP'li olan ve yıllarca büyükelçilik yapan Şükrü Elekdağ'dan geldi.                                                         

"Zarrab davası, hukuk davası olarak başladı. Fakat Amerika'da Türkiye bakış ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bakış dolayısıyla bu dava tamamen şekil değiştirdi ve siyasi bir dava oldu. Bu dava Türkiye'nin aleyhine gelişiyor. Hedef İran değil. Hedef Erdoğan. Bunu kabul edelim. Dışişleri Bakanlığı'na girdiğimden bu yana 65-66 yıl geçti. Bu dönem zarfında ben hiçbir zaman Türkiye'nin veya bir Türk liderinin Amerikan ve Batı medyası tarafından bu kadar ortaklaşa bir bombardımana tutulduğunu görmedim."

Şer ittifak esas darbeyi 2019 seçimlerinde indirmek istiyor. Sayın Erdoğan ve devlet yetkilileri bu tehlikeyi fark etmiş ve hamlelerini ona göre yapıyorlar. Bu tehlikeyi görenlerden biri de Sayın Bahçelidir. Bazıları, Sayın Bahçeli'nin duygusal davrandığını sanıyor ama kazın ayağı öyle değil. Ülkeye yapılan saldırıyı fark ettiği için, partisinin çıkarlarını öteledi, hepsi bu. Keşke diğer liderler, yazar, çizer, akademisyen ve fikir adamları da, Sayın Bahçeli'nin bu hassasiyetini gösterebilseler. Sözün özü, ilan edilmemiş bir sıcak savaş içindeyiz. Birbirimizle kavga edip düşmanı sevindirmeyelim.