Günışığı Gazetesi

Anasayfa Yenile

GÜZ MEVSİMİ FARKLIDIR!

12 Ekim 2017 17:29 - Bedrettin Keleştemur

GÜZ MEVSİMİ FARKLIDIR!

 GÜZ MEVSİMİ FARKLIDIR!

Bedrettin KELEŞTİMUR

Şehirlerimiz için de, Köylerimiz için de,

“Güz Mevsimi…” farklıdır!

Bu mevsimin, “gölgesi uzun…” ömrü kısadır.

Şehirlerimizde, aileler tatil dönüşlerini yapmışlar…

O dönüşün ardından, “eğitim-öğretim heyecanı…” doruktadır!

Köylerimizde, “kış hazırlığı…”

Tıpkı, “karıncalar misali…” tatlı bir koşturmaca…

Bahçelere, bağlara, bostanlara; “güz rüzgârları…” eser!

Biz buna, “yeşilin hasatı…” diyoruz!

Diğer adıyla da, “bağ bozumu…”

Bağ ve bahçelerin artık son demleridir!

Şehirlerimizde, ‘kırsal kültürün…” derin izleri hala devam eder!

Ayranından tarhanasına,

Eriştesinden turşusuna,

Pestilinden orciğine,

Sirkesinden her türlü reçeline,

Elma kakından kıfofiğine,

Leblebisi, bademi, cevizi…

Özetle de, “doğal gıda ürünleri…”

Kışın soframız, aşımız, damak zevkimizdir!

Kürsübaşı Sohbetlerimizin tadımlığıdır!

*** ***

Ekim Ayının bir farklı tarafı da,

Çiftçilerimiz artık tarlalarının başındadır…

Topraklarının bir kısmını nadasa bırakacak/ dinlendirecek…

Bir kısmını da, “ekime hazır hale…” getirecektir!

Köylüyü tarlasının başında en fazla düşündüren de;

“Bir kile buğdayın…” maliyetidir!

Bunu diğer “toprak mahsulleri…” için de düşünebilir siniz?

Mazotudur, gübresidir, tohumudur, işçiliğidir, emeğidir, vesaire…

Bir de, “kurak geçen yılları…” sizler düşünün!

İşte, yıllar yılı göçlerin temel sebebi…

Buna bir de, “eğitimi…” eklerseniz!

“Şehir de ne varsa köye de onu götürdük…”

Koskocaman bir, “ama…”

Asıl, “üretimde…” çiftçinin yanında duramadık!

Ona bir bakıma, “sigorta…” olamadık!

1970’lerde, bu sıkıntıların yaşanacağı gözlemleniyordu!

Sağlıklı büyüyenilmek için, “kalkınma projeleri…” geliştirildi

Siz bunları adına; ister; “Köykent…” ister, “Tarım Kentleri…”

Ve isterseniz, “Merkez Köyleri…” deyiniz!

Özetle, Kırsal Kesmlerden Şehirlere olan göçleri,

Kontrol edemedik!

Doğu ve Güneydoğu Bölgemizin, “dramatik sancısı…” budur!

780 bin km2 Vatan Coğrafyasının, “topyekûn kalkınması…”

Bölgeler arası dengesizliklerin sürekli analizlerinin yapılması…

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP)

Doğu Anadolu Projesi (DAP)

Bütün bunlar, “kalkınma projeleri…”

Bütün bu projelerin, “uygulanabilbirliği…” ne kadar gerçekleşti?

Toprağı vatanlaştırmak…

Ona severek ve yürekten bağlı olarak; “kanımızı, alınterimizi, vergimizi…”

Severek ve isteyerek verdiğimiz ve “imar ve hiya ettiğimiz…” vatan coğrafyası…

Göçler… Göçlerin getirdiği dramatik sancılar…

Gurbet türkülerimiz… Ağıtlarımız… Hoyratlarımız…

*** ***

Köyümden yazıyorum…

Masmavi gökyüzü…

İnsanın içine işleyen güz rüzgârları…

Sıcak geçen bir yaz mevsiminin bıraktığı kuraklık…

“Benim sadık yârim kara topraktır…” dediğimiz haki renkteki topraklar!

Sizleri, bağrına basmaya çağırıyor!

Gel diyor, “aziz dost!”

Çilesi de, vefası da, sefası da, sevinci de; birlikte paylaşalım!

Yeter ki, “terk etme…”

Gurbet sana yar olmaz…

En fazla nazımız geçen, “toprağı…” terk ettik!

Sadece toprağı mı, “ecdat hatıralarını da…”

Daha acısı, “hafızamızı…” terk ettik!

Ağınlıyım…

Ağın’ın merkezle birlikte, “17 Köyü…” bulunuyor!

Ağın İlçemizim, 1965 tarihi nüfusu ne kadar?

“7 bin 552…”

Bu nüfusun, “5 bin 626’sı…” köylerde yaşıyor

Ağın nüfusunun, “yüzde 74’leri…”

Ağın İlçemizin 2015 yılı nüfusuna bakıyoruz;

Bu nüfusun, “978’i…” köylerde yaşıyor…

Ağın İlçe nüfusunun, “yüzde 36’sı…”

Bu fotoğrafı, “özellikle de…”

Bütün Türkiye’ye şamil kılabilirsiniz,

Ve “özellikle de…” Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemize…

Kırsal kesimle/ veya şöylerimizle; “şehirlerimizi…”

İkitisadi ve Sosyal anlamda, “entegre…” edemedik…

Yani “bütünleştiremedik!”

Bu bizlerin, “tarihi vebalidir!”

O vebalin siyasi ağırlığında; “özelleştirme…” projesi daha da, “vahim…”

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizde;

Özelleştirme politikalarıyla birlikte;

Devletin verdiği sinerjisini de insanımızın elinden çektik aldık!

Acıdır, “Devlet Babalığını…” bıraktı!

Ve insanına, “başının çaresine bak!” dedi

Bunun neticesinde, “iktisadi bir zaaf…” oluştu!

Bu, insanımızın; “sosyal hayatını…” ve “verimliliğini de…” etkiledi.

Son 25 yıldır, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşanan nedir?

“Beyin ve sermaye göçü…”

Bugün hala günümüzde, “O SANCILI GÖÇ…” durdurulamıyor!

Yazımızın başlığına, “güz mevsimi farklıdır…” dedik!

Bu mevsimin hemen afifesinde, “haneler birer birer kapanıyor!”

Ver elini şehrin, “kalabalıklarına…”

Ve de, “onun gürültüsüne, acımasızlığına…”

Ve de, “vefanın yerini alan…” ferdiyetçi zihniyetine!

Öyle bir zihniyet ki, “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler…”

Asıl, “metal yorgunluk…” bu zihniyetin eseri değil mi?