Günışığı Gazetesi

Anasayfa Yenile

NASIRALI İSA

12 Ekim 2017 17:25 - Lütfi Parlak

NASIRALI İSA

Ülke gündemi hayli yoğun. Ancak biraz kendime zaman ayırmayı uygun buldum. İz Yayıncılık tarafından yeni çıkan romanımla ilgili birkaç söz etmek istiyorum.

Eskiler der ki ticaret yapacaksan İstanbul’da, siyaset yapacaksan Ankara’da olman gerek. Gerçekten öyle. Ancak ben de şunu ilave ediyorum: Kitap çıkaracaksan da İstanbul’da oturman gerek. Çünkü aracının aracılığıyla eser basmak çok meşakkatli iş. Yayın sektörü gayet acımasız. Yararlanacağı özelliğiniz, ticarete dönüştüreceği tarafınız yoksa eserinizin iyi olması onları hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Boş hükmünde sayılıyor.

Allah’a şükür bahsi geçen zorluklara rağmen yedinci eserim “Nasıralı Meryem Oğlu İsa” yayınlandı. Tabi üç romanımı çıkaran İz Yayıncılık’a bu vesile ile teşekkürlerimi iletiyorum. İnşallah “Oğuz Kağan” da bu gün, yarın piyasaya sürülür. Allah’a ne kadar şükretsem azdır. Edebiyat tahsilimin, edebiyat öğretmenliğimin birikimini büyük ölçüde eserlere dönüştürmem benim için en hayırlı çalışma olduğunu sanıyorum. Erken emekliliğime değdiğini düşünüyorum. Dost ve arkadaşlarında fikrime katılacağını umuyorum.

Hz. Musa’dan sonra kaleme aldığım Hz. İsa’nın karşı karşıya bulunduğu zorluk, doğumundan peygamberliğine kadar geçen hayatıydı. Zira İslami kaynaklarda bu süre ile ilgili bilgi yoktu. Hıristiyan kaynaklarında da çok az bahsedilmişti.  Dolayısıyla tartışmalı bir konu. Üstesinden gelip gelemeyeceğim endişesi, beni epeyce düşündürmüştü. Haliyle elime geçen güvenilir eserleri tararken en küçük bilgi kırıntılarını dahi ehemmiyetli bulup eserimde yan yana getirdim. İnşallah yanılmamışımdır, inşallah hayırlara vesile olmuşumdur.

Şu kadarını ifade etmek isterim ki bu romanı okuyanlar, İncilin serüvenini, farklı bir açıdan seyredecekler. Çünkü Hz. İsa ile bu günkü Hıristiyanlığın veya bu günkü İncillerin arasında yakın ilgi çok az. Hz. İsa ne İncil yazmıştır, ne birine yazdırmıştır. Ne de Hıristiyan dininin kurucusuyum demiştir. İnciller çarmıh vakasından sonra kaleme alınmış, Yahudilere alternatif kabul edilen hareketleri de Hıristiyanlık olarak adlandırılmıştır.

Bu arada hak din İsevilik, değiştirilmiş, papazların meydana getirdiği yeni bir sistem haline dönüştürülmüştür. Hz. İsa sünnet edildiği halde onun yolunda gittiklerini söyleyenler sünneti hepten kaldırmış, domuz etini helal saymışlardır. Dinin üzerinde dahi hüküm verebilecek ruhban sınıfı oluşturmuşlardır… Neticede Hıristiyanlar, Hz. İsa’ya bağlı gibi görünseler dahi inançlarına bir sürü eklemeler, çıkarmalar yapmışlardır. Önüne gelen İncil yazmıştır. Çok geçmeden Hz. İsa’nın getirdiği ilahî din, mihverinden uzaklaştırılmış Pavlos’un sistemine dönüşmüştür. Yazdığı mektuplar bile ayet sayılmıştır.

Yetinmeyen gözü açıklar; hak kitabı, izahlarını içeren dini metinler haline getirmişler. Orijinal bir İncil olmadığından suni bir Hıristiyanlık ortaya koymayı başarmışlar. 

Ne diyelim. Çalışma bizden, takdir okuyucudan.