Günışığı Gazetesi

Anasayfa Yenile

AVRUPA YİNE SUÇÜSTÜ

06 Ekim 2017 14:00 - Resul Şahin

AVRUPA YİNE SUÇÜSTÜ

          BM’nin amaç ve ilkelerini düzenleyen ilk bölümde 1. Maddenin 2. Fıkrasında “self-determinasyon, yani halkların kendi geleceklerini tayin etme hakkı" olduğu belirtilmiştir.Batı ülkeleri bu ilkeyi başta Müslüman ülkeler olmak üzere Afrika ve Asya’ya karşı hep kullandı ve kullanıyor.

          Kuzey Irak’ta 25 Ekim 2017’de yapılan referandumunda kendisini bir daha gösterdi. Yapılan açıklamalar farklı olsa bile el altından“bağımsızlık hakkınızdır” deyip destek verdiler. Hatta AB yetkilileri,Barzani’ye yardıma hazır olduklarını açıkladılar.

          Batı'nın, demokrasi, insan hakları sözünde samimi olmadığını bilmeyen yok. Katalonya konusundaki tutumundan self-determinasyon sözünde desamimi olmadığı görüldü. Sözün özüBatı, bir kez daha suçüstü yakalandı. Sahtekârlığını tescilledi.

Barzani’nin hukuksuz referandumundan altı gün sonra Katalonya Özerk Bölgesi de bağımsızlık için referanduma gitti. Gitti ama İspanya polisinin şiddetiyle, orantısız gücüyle karşılaştı. Bin civarında sivil vatandaş yaralandı.

          Bu şiddet Avrupa’nın göbeğinde oldu. AB ülkelerinden çıt çıkmadı. Kınayan olmadı. Hatta bu referandumu kabullenmediklerini açıklayıp polisin şiddetine de kör ve sağır kesildiler. Oysa Katalonyalıların da kendi kaderlerini tayin etme hakkı var ve o hakkı kullandılar.Fakat Avrupa bunu görmezden geldi ve polis şiddetini kınamadığı gibi referanduma karşı çıktı. Yani koyduğu ilkeleri birer birerçiğnemeye devam ediyor.

          Nitekim AB’nin bu tavrını beklemeyen Katalonya Özerk Yönetim Hükümeti Başkanı Carles;

“Beni hayal kırıklığına uğratan şey, neden AB’de polisin tutumu sert bir şekilde eleştirilmiyor? Avrupa halkının temel özgürlük hakları ihlal edildi. Ancak AB'den bir şey gelmiyor. Aynısı Türkiye, Polonya veya Macaristan'da olsa buna karşı öfke oldukça büyük olurdu." Demek zorunda kaldı.

          Carles’in unuttuğu bir şey var. O daKatalonya’nın İslam coğrafyasında değil, Avrupa’da oluşuydu. Çünkü bu ilkeler Avrupa’ya işlemez.

          Nitekim İngiltere’den İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda, İspanya’dan Bask, Belçika’dan Flamanlar, İtalya’dan Pandanya ve Güney Tirol, Fransa’dan Korsika, Almanya’dan Bavyera eyaleti ayrılmak için sıradalar. Kısacası Avrupa’daki her ülkenin yumuşak karnı var.

          Söz konusu Avrupa olunca AB kör ve sağır kesiliyor. Çünkü AB, birleşmeyi savunurken ayrılmak da neyin nesi diye kızıyor. Uluslararası hukukta, kendi kaderini belirleme hakkı varmış, olabilir. Bu Avrupa ve Avrupalılar için geçerli değil.Zira AB’nin daha fazla sömürmek için birlik oluşturup güçlü olması lazım.

          Katalonya BaşkanıCarles,AB'nin ikiyüzlülüğünüve çifte standardını gördüğü için isyan ediyor ama boşuna.Onu ne dinleyecek bir kulak ve ne de görecek bir göz var Avrupa’da. Çünkü AB gözünü Ortadoğu’ya dikmiş,buradaki bölünmeleri alkışlıyor, Avrupa’dakini değil.

          Bölgedeki Kürt, Arap ve Türkmen kardeşlerimize sesleniyorum. Avrupa’da bağımsızlığa yol vermezken, Irak ve Suriye’yi nedenbölmek istediğinianlamamız ve oynanan bu büyük oyunu görmemiz gerekir.Kaldı ki, kurmayaçalıştıklarıbu devletlerne Kürtlerinve ne de Şiilerin devleti olacak.Onlar ancak İsrail, Amerika ve Batı’nın birer üssü ve halkı da birbirlerini öldürmek üzere paralı askerleri olacak.

Başta Kürtler olmak üzere Bölge halkı, bayram değil, seyran değil, emperyalistlerinbu öpücükleri de neyin nesi deyip bu oyunu bozmaları gerekir.